Tevekkül:

Elinden Geleni Yap, Sonucunu Allah'a Bırak

Tevekkül nedir?

Tevekkül, insanın üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdikten sonra sonucu Allah'a bırakması, O'nun rahmetine, hikmetine ve takdirine güvenmesidir.

Tevekkül; çalışmadan beklemek, tedbir almadan kader demek veya sorumluluktan kaçmak değildir. Gerçek tevekkül, önce gayret göstermek, ardından kalbi Allah'a bağlamaktır.

Mümin bilir ki insan gayret eder, tedbir alır; fakat neticeyi yaratan Allah'tır.

Kur'an-ı Kerim'de tevekkül

1. Allah'a güvenen kimseye Allah yeter.

"Kim Allah'a tevekkül ederse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur."

(Talâk Suresi, 65/3)

Bu ayet bize şunu öğretir: İnsan bazen çıkış yolu göremeyebilir, imkânları tükenebilir ve geleceğinden endişe duyabilir. Fakat Allah'a güvenen kul, hiçbir zaman Rabb'inin rahmetinden ümidini kesmez.

2. Karar verdikten sonra Allah'a güven.

"Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever."

(Âl-i İmrân Suresi, 3/159)

Tevekkül, karar vermeyi ve harekete geçmeyi gerektirir. Mümin önce düşünür, istişare eder, tedbir alır ve gayret gösterir. Sonra sonucu Allah'a bırakır.

3. Müminlerin güveni Allah'adır.

"Müminler ancak Allah'a tevekkül etsinler."

(İbrahim Suresi, 14/11)

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hadislerinde tevekkül

Birinci Hadis: Gerçek tevekkül

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Siz Allah'a hakkıyla tevekkül etseydiniz, sabah aç gidip akşam tok dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı."

(Tirmizî, Zühd, 33; İbn Mâce, Zühd, 14)

Kuşlar yuvalarında bekleyerek rızıklarını aramazlar. Sabah erkenden yuvalarından çıkar, rızıklarını ararlar. Bu hadis bize tevekkülün tembellik değil, gayret ve Allah'a güven olduğunu öğretir.

İkinci Hadis: Önce tedbir, sonra tevekkül

Bir adam Peygamber Efendimize (s.a.v.) devesini bağlamadan bırakıp bırakmayacağını sormuştu.

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Önce deveni bağla, sonra Allah'a tevekkül et."

(Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme, 60)

Bu hadis, İslam'da tedbir ile tevekkülün birbirinden ayrılmayacağını çok güzel anlatır.

İbretlik menkıbe:

Hz. İbrahim ve ateşin karşısındaki tevekkü

Hz. İbrahim (a.s.), kavmini Allah'ın birliğine davet etmiş, putlara tapmanın yanlışlığını anlatmıştı. Ancak kavmi onun bu çağrısına karşı çıkmış ve onu büyük bir ateşe atmaya karar vermişti.

Hz. İbrahim (a.s.) ateşe atılırken Allah'a olan güveninden vazgeçmedi.

Rivayetlerde, Cebrâil'in kendisine yardım teklif ettiği, Hz. İbrahim'in ise Allah'ın kendisini gördüğünü ve O'nun yardımının kendisine yeteceğini ifade ettiği anlatılır.

Allah Teâlâ ateşe şöyle buyurdu:

"Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve esenlik ol!"

(Enbiyâ Suresi, 21/69)

Ateş, Allah'ın emriyle Hz. İbrahim'e zarar vermedi.

Bu menkıbeden çıkarılacak ders:

İnsan bazen kendisini aşamayacağı kadar büyük bir imtihanın içinde bulabilir. Fakat Allah'a güvenen bir kalp, en zor şartlarda bile ümidini kaybetmez.

Burada asıl mesele ateşin büyüklüğü değil, Allah'ın kudretinin her şeyden üstün olduğudur.

Günlük hayatımızda tevekkül nasıl olmalıdır?

  • Hastalandığımızda tedavi yollarını aramalı, şifayı Allah'tan beklemeliyiz.

  • Rızkımız için çalışmalı, bereketi Allah'tan istemeliyiz.

  • Bir karar verirken istişare etmeli, doğru olanı araştırmalıyız.

  • Zorluklarla karşılaştığımızda sabretmeli, Allah'ın rahmetinden ümit kesmemeliyiz.

  • Gelecek için plan yapmalı, henüz yaşanmamış olayların endişesiyle bugünü tüketmemeliyiz.

  • İnsanların takdirine değil, Allah'ın rızasına önem vermeliyiz.

Tefekkür: Her şeyi kontrol etmek zorunda değilsin!

İnsan bazen geçmişte yaşadıklarına üzülür, gelecekte yaşayacaklarından korkar. Her şeyi kendi istediği gibi şekillendirmek ister.

Oysa insanın gücü sınırlıdır. Bilmediğimiz nice hikmetler, göremediğimiz nice güzellikler vardır.

Bazen çok istediğimiz bir şey gerçekleşmez. Bazen de hiç beklemediğimiz bir kapı açılır.

Müminin görevi gayret etmek, doğru olanı yapmak ve Allah'ın takdirine güvenmektir.

Unutmayalım: Biz olayların yalnızca görünen yüzünü biliriz. Allah ise geçmişi, geleceği ve bütün hikmetleri bilir.

Sözün özü

TEVEKKÜL

"Sen gayret et, Allah'a güven. Çünkü senin göremediğin nice hikmetleri Allah bilir."

Elinden geleni yap, gönlünü Allah'a bağla, sonucu O'na bırak.

Dua: Allah'ım, bizi sana tevekkül eden kullarından eyle!

Allah'ım!

Kalplerimizi Sana güvenen, Sana yönelen ve Sana teslim olan kullarından eyle.

Bize doğru kararlar vermeyi, üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi ve neticesinde Sana güvenmeyi nasip eyle.

Rızkımızı helalinden ve bereketli eyle. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize ferahlık, borçlularımıza kolaylık, kalplerimize huzur ver.

Bizi ümitsizlikten, korkudan, vesveseden ve Sana olan güvenimizi zedeleyen düşüncelerden muhafaza eyle.

Dünya ve ahiret hayatımızı hayırlı eyle.

Âmin.

islamveinsan – Okuyucumuza mesajımız

Tevekkül, kulun Rabbine güvenmesidir. Hayatın her imtihanında gayretimizi, sabrımızı ve duamızı eksik etmeyelim.

Rabbimize güvenelim; çünkü O, kullarını en iyi bilendir.

islamveinsan.com | İman, ahlak ve tefekkür

Kaynak notu: Kur'an ayetleri sure ve ayet numaralarıyla, hadisler kaynaklarıyla verilmiştir.